Eylül102014
Duvarda avuçlarını gökyüzüne açmış bir Ali İsmail vardı. Avuçlarından uçan kuşlar doldurmuştu duvarı. Her defasında buruk bir gülümsemeyle baktığım bir Ali İsmail. Her defasında içimi acıtan bir Ali İsmail. 
Hiç bu kadar acıtamamıştı içimi. Her şeyden habersiz küçük kuzenimin elini tuttum, yürüyoruz. Ali’yi gösterdi ve “Bu adam dünyanın en zengin adamı mı?” diye sordu. Bir ona baktım bir Ali’ye. Boğazımda düğümlendi kelimeler. Gözlerimi doldurdu bu cümle. Neden bir çocuk onun için pek bir şey ifade etmeyecek bir silüet için “Dünyanın en zengin adamı” yakıştırması yapar ki? Çocuk bu.. Yüreği saf, tertemiz.. Dünyanın pisliklerinden habersiz. Tertemiz kalbine dokundu Ali’nin dünyalara yetecek sevgisi. Evet dedim, dünyanın en zengin adamı o. Çok parası yoktu belki ama yüreği zengindi. Ne kadar anladı beni bilmem. 
Ama evinden her çıkışta Ali İsmail’i görerek büyüyecek. Tek dileğim onun yüreğinden de daima güvercinler havalansın..

Duvarda avuçlarını gökyüzüne açmış bir Ali İsmail vardı. Avuçlarından uçan kuşlar doldurmuştu duvarı. Her defasında buruk bir gülümsemeyle baktığım bir Ali İsmail. Her defasında içimi acıtan bir Ali İsmail.
Hiç bu kadar acıtamamıştı içimi. Her şeyden habersiz küçük kuzenimin elini tuttum, yürüyoruz. Ali’yi gösterdi ve “Bu adam dünyanın en zengin adamı mı?” diye sordu. Bir ona baktım bir Ali’ye. Boğazımda düğümlendi kelimeler. Gözlerimi doldurdu bu cümle. Neden bir çocuk onun için pek bir şey ifade etmeyecek bir silüet için “Dünyanın en zengin adamı” yakıştırması yapar ki? Çocuk bu.. Yüreği saf, tertemiz.. Dünyanın pisliklerinden habersiz. Tertemiz kalbine dokundu Ali’nin dünyalara yetecek sevgisi. Evet dedim, dünyanın en zengin adamı o. Çok parası yoktu belki ama yüreği zengindi. Ne kadar anladı beni bilmem.
Ama evinden her çıkışta Ali İsmail’i görerek büyüyecek. Tek dileğim onun yüreğinden de daima güvercinler havalansın..

Temmuz212014

Aşık sevmeyi haketmişse, sevilmenin tadını çıkarmalı maşuk.

Sevgili sevdiği kadar vardır, sevdiği ise sevildiğini bildiği kadar.

aşk sevgi 

Temmuz142014

Huzur arasında kollarının..
Ne zaman başımı göğsüne koyup uyuyacağım; tüm saatler duracak, ruhum dinlenecek.
Gözlerimi sana açtığım gün gülecek gökyüzü. Sevildiğini hissedecek her bir çiçek.

Temmuz112014

Karmaşık yaşıyoruz Nazım’ın aksine.
Suratına bakmadan yanımızdakilerin,
Her sofrada farklı tat arayarak yaşıyoruz.
Yetmiyor çay, simit ve peynirin verdiği huzur.
Martılarla bile paylaşmıyoruz elimizdeki simidi.
İçten gülümsemelerimiz bile garip geliyor kendi kendimize.
Sevmeyi garipsiyoruz;
Sevilmekse başlı başına ayrıcalık.
Değişik yaşıyoruz vesselam,
Hayattan bi’ haber yaşıyoruz.
Mutlu olmayı istiyor gibi görünüp mutsuzluğu terk edemiyoruz.
Mutluluk dolaşmaya başladı mı damarlarımızda,
ışık görmüş tavşan kesiliyoruz.
Her şeye rağmen mutlu olmayı seviyoruz.
Her şeye rağmen mutlu olacağız.

6PM

Mutluluğu damarlarımda hissediyorum.
Ilık ılık sarışını bedenimi.
Bak Sevgilim,
Seni kuşun kanat çırpışı gibi, ayçiçeğinin güneşi arayışı gibi, ipek böceğinin kozasını sarışı gibi seviyorum.

Ve Sevgilim kardelenin karın altında beklediği gibi bekliyorum.
Okumayı bilmeyen çocuğun kelimelere olan merakıyla bekliyorum.

Ve küçükken bindiğim mavi bisikletimi özlediğim gibi özlüyorum.
Bir o kadar hasret dolu,
Bir o kadar içten,
Bir o kadar çocuksu..

Mayıs282014

Yağmur gibi gelsen..

Ben ne zaman sevsem, yağmur yağar zaten.
Atlasan ilk otobüse, gelsen.
Şu şehre anlam getirsen.
Gelsen, yüzüm gülümsese
Sevsen, yüreğime can versen

Bi’ gelsen..
Ah bi’ gelsen nasıl şenlenecek yüreğim bilsen.
Yağmur damlaları ıslattıkca bedenlerimizi
Daha bi’ başka sevsem.
Yağmuru severim ben zaten.
Ama sen olunca daha bi’ başka severim,
Sen olunca yanımda
Üşümem ki zaten.

Şemsiyesiz gelsen
Yüksek ateşimle ismini sayıklasam bütün gece
Her bir hücreme işlesen
Aldığım nefesi sevdirsen.

Ah bi’ gelsen
Dünyalar benim olacak gülümsesen.

Mayıs252014
Mayıs122014

Doğdum. Doğduğumda evimizde bekledi beni. Getirdiler  verdiler kucağına. Uyuttu, ninniler söyledi.

Büyüdüm biraz, kahvaltıda ekmeğimi küçük küçük keser, reçel sürüp her parçaya mutlaka çilek koyardı. Öyle yedirirdi ekmeğimi, minik pastalar yapardı bana her kahvaltıda. Zeytin, peynir yedirmeden kaldırmazdı masadan.

Daha 4-5 yaşlarımdayken gece yarısı uykumdan uyanıp kuru fasulye diye ağladığımda saate aldırmadan anneme kuru fasulye pişirtmişti, anlatıp dururdu meleğim. O kadar fazla şeyi, o kadar çok anlatırdı ki artık sonunu ben getirirdim anlattıklarının.

Her gece uyumadan önce dualar okuturdu bana. Okula başlamamıştım daha, okumaya hevesliydim ve elime aldığım her şeyi okumaya çalışırdım. Bıkmadan usanmadan beni dinlerdi; iyice söktükten sonra okumayı sabahtan akşama kadar yanına oturup kitap okurdum bağıra bağıra. Annem bıkardı da o bıkmazdı.

Yaz tatillerinde alır İstanbul’a götürürdü beni. Gezerdik, çok severdi İstanbul’u. Hep sen okumaya gel buraya, ben de geleyim seninle derdi. Geleyim de yemeğini yapayım derdi.

Köye giderdik bir iki günlüğüne. Gelmediği zamanlarda telefonda sitem ederdi bırakıp gittiniz beni diye. Üzülürdüm.

88 yaşına geldi, bense 19.

19 yıldır neredeyse görmeden, sesini duymadan geçirdiğim günüm olmadı.

Okula gittiğim her sabah odasının kapısını açar “Allah’a ısmarladık babaanne, gidiyorum ben.” derdim. Her sabah. “Hayırlı günlerin olsun, Allah zihin açıklığı versin.” deyip uğurlardı beni kapıdan.

Ne o bıktı her sabah uyandırmalarımızdan, ne biz bıktık gidiyoruz demekten.

Her bayramda ağlardı. Çocuklarını, torunlarını, torunlarının çocuklarını hep birlikte gördükçe ağlardı.

19 yılımı geçirdim onunla dolu dolu.

Her Fener’in maçında dua et kazanalım derdim. Geriye düştük mü hadi dua et gol atalım derdim; çoğunda da atardık. Futbolcunun, taraftarın hakkı kadar onun da hakkı var şampiyonluğumuzda, yabana atmayın sakın.Ama artık kime dua et diyeceğim, kime güveneceğim bilmiyorum.

Pamuklara sarıp sarmalayıp sakladık, melek oldu.

88 yaşında, bir sürü evladını toprağa vermiş babaannemi verdik şimdi toprağa. Aldılar onu bizden.

Elleri ayakları çok üşürdü, buz gibi olurdu. Şimdi kim ısıtacak ellerini. Kim “Bi’ tarhana çorbası yapsanız da içsem.” diyecek, bilmiyorum. Kim kızacak “Yorma kendini bi’ otur, dinlen” dediğimizde, bilmiyorum.

Kim İstanbul’u özleyecek benimle birlikte. Kim eve biraz geç kalsak kızacak, bilmiyorum. Koltukta uyuyakaldığımda kim örtecek üstümü? Evden çıkarken kime Allah’a ısmarladık diyeceğim her sabah?

Şimdi evde nereye baksam babaannem. Sofra hazırlıyorum babaannemin kaşığı, elimi yüzümü yıkıyorum babaannemin havlusu, su koyuyorum babaannemin küçük su bardağı.. Her taraf babaannem kokuyor, her taraf onu getiriyor gözümün önüne.

Melek oldu, eskiden evdeyken merak ederdi; artık hep görüyor hepimizi.

Mutlu ol derdi, nasıl mutlu olacaksan onu yap derdi.

Mutlu gitti bu dünyadan. Etrafındaki her küslüğü yok ederek gitti. Her sevdiğini, sevenini evine toplayıp öyle gitti.

O mutlu, biz de mutlu olacağız.

Nur içinde yatacak güzeller güzelim.

Hep mutlu olacak.

Mayıs32014
denizgezmisgibi:

kuleylekavgaedencilekespilot:

benbirazdeliyim:

Lütfen görüp geçmeyelim, paylaşalım. Hüsna Nur(4) ve Muhammet Emir(7) kardeşlerin yardımımıza ihtiyacı var
 

Arkadaşlar şunu yayalım iyice belki yardım edecekler vardır. Sadece RB yapın zor değil..

kayıtsız kalamazdım Rabbim yardım etsin

denizgezmisgibi:

kuleylekavgaedencilekespilot:

benbirazdeliyim:

Lütfen görüp geçmeyelim, paylaşalım. Hüsna Nur(4) ve Muhammet Emir(7) kardeşlerin yardımımıza ihtiyacı var

 

Arkadaşlar şunu yayalım iyice belki yardım edecekler vardır. Sadece RB yapın zor değil..

kayıtsız kalamazdım Rabbim yardım etsin

(sevdesenseverimm gönderdi)

Nisan262014
Bir bebek özleminde seni aramak var ya.. :/

Bir bebek özleminde seni aramak var ya.. :/

(Kaynak: mahpiuluta)

Nisan242014

Yüreğime cemre düşmüşçesine bahar yaşatıyorsun; 
   gözlerimin içinde gülüyorsun. 
En çok düşüncelerime uyuyorsun,
   uykumda rüyalarım oluyorsun.
Cümlelerim sana açılıyor,
   kelimelerim sana koşuyor.
Paragraflarca dökülüyorsun dilimden. 
Ağzıma yüzüme bulaştırıyorum bu sevme işini, 
   adeta bir çocuk gibi.
Düşersem okşa dizlerimdeki yara izlerini.

Nisan232014

"Gözlerimin içi gülmüyor bugünlerde. Adeta yüreğim gülüyor. Hiç hissettin mi yüreğinin güldüğünü? Dudaklarının kenarında oluşan o istemsiz, minicik tebessümün tadına vardın mı hiç? Doyumsuzluk hissini o tebessümle tattın mı?

Nasıl güzel anlatamam.

Dudaklarından dökülecek her bir kelimenin tadı damağımda kalıyor. Her kelimenle ağzıma bir parmak bal çalınıyor ve ben her defasında daha çok kelimene susuyorum. 

Susuyorum, susadıkça durunamıyorum.

Durunamamak ara sıra güzel, içimdeki çocuk ha bire koşuşturuyor topunun arkasından; yüreğimdeki ses o yüzden bu kadar gürültülü aslına bakarsan.

Rahatsızlık vermiyor bu defa çocuk sesi, uzun zamandır sevememiştim çocukları.

Yüreğimdeki gülücüklerle seviyorum çocukları.

İyi ki güldürdün yüreğimi, iyi ki.”

yazı 

Nisan222014

TATLILIKTAN ÖLMESE BARİ :(

(Kaynak: pisicikler, 1nartanesi gönderdi)

Nisan202014

Çok çiğ olacak buralar.

Sensiz şimdi dört bir yanım,

Bir o kadar da sessiz.

Yüreğinin sıcaklığını hissetmeme müsaade edecek misin?

Yoksa çok çiğ kalacak dudaklarımdan dökülen her kelime.

Sevmeyi o kadar seviyorum ki, anlatamam sana. Yüreğinde sevdası olmadan insan yaşadığını anlayabilir mi dersin? 

İnsan ne kadar sessizse sokaklarda, içinde o kadar büyük fırtınalar kopar. Kimse bir elin sıcaklığını hissetmeden tutunamaz hayata hırçın dalgaların arasında. 

Susuyorum, yüreğim seni söylüyor beynime. 

Kimi kelimeler öyle korkuyor ki senden; anlamlanmaya korkuyor. Çok mu nizami duruyorlar buralarda? Nasıl zorlanıyorum cümlelere seni sığdırmaya, bilsen aklın şaşar. 

Zehirler yüreğini içine attıkların.

Kötü değilsin kimseden

Kaldırım taşlarının arasından başını uzatmış çiçeği gördüğünde gülümsüyorsun, biliyorum.

*O tebessüm için yıllarımı veririm.

Sabahın ilk saatlerinde öten kuşların mutluluğu olsun mutluluğun,

Dağların serinliği, nehirlerin duruluğu olsun.

Sev yoluna çıkan yavru kediyi mesela.

Sokağın ortasında kalmış böceği kurtar ezilmekten.

Gülümse elmanın içinden çıkan kurtçuğa.

Sevmeyi iyi öğren.

Ne kadar seversen yüreğin o kadar renklenecek.

Ne kadar seversen, dünyan büyüyecek.

Nisan192014
“Geceler çok karanlık,
Gel düşümdeki sevgilim,
Ay ışığı yedir bana..” Beni Tarihle Yargıla
← Daha eski girdiler 32 sayfa arasından 1. sayfa